<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>ÖNCE SAĞLIK</title>
	<atom:link href="http://saglikcim.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://saglikcim.wordpress.com</link>
	<description>Önce Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Feb 2009 18:11:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='saglikcim.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>ÖNCE SAĞLIK</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://saglikcim.wordpress.com/osd.xml" title="ÖNCE SAĞLIK" />
	<atom:link rel='hub' href='http://saglikcim.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Akciğer Amfizemi</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-amfizemi/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-amfizemi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 18:11:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Solunum Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Amfizemi]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[incelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[nedenler]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Solunum yetmezliğine yol açan en yaygın kronik akciğer hastalıklarından biridir. Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) gerilip genişlemesiyle beliren bir hastalıktır. Bu genişleme hava keseciklerini birbirinden ayıran ince duvarların yırtılmasına ve dolayısıyla akciğerlerde esneklik kaybına yol açar. Sonuçta akciğerlere hava girişi ve hava keseciklerinde kan gazları (oksijen-karbon dioksit) dengesi bozulur. İlerlemiş amfizem olgularında akciğerler genişlemiş, solmuş [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=46&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="akciğer" src="http://www.oltuluyuz.net/images/news/akciger_amfizem.jpg" alt="" width="166" height="157" /> <span style="font-size:x-small;">Solunum yetmezliğine yol açan en yaygın kronik akciğer hastalıklarından biridir.</p>
<p>Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) gerilip genişlemesiyle beliren bir hastalıktır. Bu genişleme hava keseciklerini birbirinden ayıran ince duvarların yırtılmasına ve dolayısıyla akciğerlerde esneklik kaybına yol açar. Sonuçta akciğerlere hava girişi ve hava </span></p>
<p><span id="more-46"></span><span style="font-size:x-small;">keseciklerinde kan gazları (oksijen-karbon dioksit) dengesi bozulur. İlerlemiş amfizem olgularında akciğerler genişlemiş, solmuş ve kurumuştur. Esneklikleri kalmadığından bir yastık gibidirler. Göğüs kafesi açıldığında, akciğerler sönmez, çünkü esneklik kaybı nedeniyle içlerinde hava kalır.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><strong>Nedenleri</strong></p>
<p>Akciğer amfizemi kronik bronşit, astım, akciğer veremi gibi hastalıklar sonucunda gelişebilir. Özellikle ileri yaşlarda, akciğerlerde yaygın bağdoku artışı esnekliğin yitirilmesine ve amfizeme yol açabilir. Birçok araştırma amfizeme kalıtsal bir yatkınlık olabileceğini göstermiştir. Ama bu hastalığın bilinen en önemli nedeni sigara alışkanlığıdır. Amfizem oluşumuna yol açan başlıca etkenler şunlardır: Küçük bronş dallarının tıkanması sonucunda içerideki havanın dışarı atılamaması, hava keseciklerinin aşırı gerilmesiyle akciğer esnekliğinin yitirilmesi, keseciklerde biriken hava kabarcıklarının etkisiyle kesecikler arası duvarların yırtılması, hava keseciklerinde kanın oksijen alabilmesi için gerekli yüzeyin azalması ve dolaşım direncinin artmasıyla akciğer damarlarında lezyonlar oluşması. Son olarak değinilen etken, uzun erimde solunum yetmezliğine yol açarak sağ kalbin yükünü artırır ve kalp yetmezliğine neden olur. Kronik amfizemde soluk alırken göğüs sürekli genişler. Akciğerler aşırı gerilmiştir. Soluk verdikten sonra akciğerlerde kalan hava miktarı artmış, zorlu soluk alıp vermede akciğere girip Çıkan hava miktarı azalmıştır.</p>
<p><strong>Belirtileri</strong></p>
<p>Hastalık sessiz ilerler ve ancak ileri evrelerinde belirti verir. İlk belirti nefes darlığıdır; başlangıçta hareket sırasında, ama daha sonra dinlenirken de gözlenir.</p>
<p>İleri evrelerde solunum yüzeyselleşir. Soluk alınırken göğüs kafesini genişleten hareket ancak yardımcı solunum kaslarıyla yapılabilir. Buna &#8220;dikine&#8221; solunum denir, çünkü soluk alırken göğsün enine çapı artmaz, dikine bir hareket görülür. Soluk alma kısa, verme ise uzun sürer. Nefes darlığının yanında bazen az miktarda koyu kıvamlı balgamlı öksürük görülür. Amfizeme kronik bronşit eklenmişse balgam daha çok ve irinlidir. Hastanın tipik bir dış görünüşü vardır: Göğüs kafesinin ön-arka çapı genişlemiş, &#8220;fıçı göğüs&#8221; denen yapı gelişmiştir. Köprücükkemikleri üzerindeki çukur bölgeler akciğer tepesinin genişlemesiyle kabarık görünür. Deri ve mukozalar mavimsi bir renk alır. Morarma deri ve mukozaların altındaki kılcal damarlarda iyi oksijenlenmemiş hemoglobin bulunmasına bağlıdır. Dokuların yetersiz oksijenlenmesi genel bir düşkünlüğe, iştah ve kilo kaybına yol açar.</p>
<p><strong>İncelemeler</strong></p>
<p>Sağlıklı bir insanın derin soluk alıp bunu hızla dışarı vermesi istendiğinde, alınan havanın yüzde 80 i ilk saniyede dışarı atılabilir. Amfizemde ise bronş tıkanması ve azalan esneklik sonucunda dışarı atılabilen hava miktarı büyük ölçüde azalmıştır. Amfizem tanısında solunum işlevindeki bozukluğu belirlemeye yönelik testler büyük önem taşır. Solunum fizyopatolojisi laboratuvarlarında yapılan bu testler kronik amfizem tanısını kesinleştirir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Geçmişte kısıtlı olan tedavi olanakları günümüzde önemli ölçüde gelişmiştir.</p>
<p>Tedavinin bir bölümü solunum eğitiminden oluşur. Solunumda yeniden eğitim hastanın yakınmalarını azaltır; böylece olağan ve üretken bir yaşama hazırlanmasını sağlar. Yeniden eğitimin amacı karın kasları ve diyafram aracılığıyla solunumun veriminin artırılmasıdır. Burada başarıya giden yol, sağlık görevlilerinin yetenekli, hastaların da kararlı ve sabırlı olmasından geçer. Tedavinin temeli soluk alıp verme alıştırmalarıdır. Hastanın dudakları kapalıyken ya da ıslık çalar gibi soluması, böylece yardımcı solunum kaslarını geliştirmesi sağlanır. Soluma alıştırmaları 15° eğimli bir yüzeyde, ayaklar yukarıda yapıldığında iç organlar diyaframı göğüs kafesine doğru iter ve kasılmaların etkisi artar.</p>
<p>İlaç tedavisinde bronş duvarına yapışan balgamın çıkarılmasını kolaylaştıran maddeler ve bronş kasılmalarını gevşeten maddeler kullanılır. Ayrıca bol sıvı alınması ve buhar tedavisi de yararlıdır. Bu tedavilere yeterli yanıt alınamazsa yan etkilerine dikkat edilerek kortikosteroitlere başvurulur. Bu gruptan &#8220;beklometazon&#8221; adlı ilaç burun spreyi biçiminde kullanılır. Bu yoldan verildiğinde genel dolaşıma karışması bir ölçüde önlendiğinden beklometazon en az yan etki gösteren kortizonlu ilaç olarak bilinir ve kortikosteroit tedavisi gerektiren olgularda genellikle yeğlenir. Burun spreyi 24 saatte 2-4 kez kullanılır. Akciğer amfizemine eklenerek solunum güçlüğünü artıran bronşit gibi iltihaplı hastalıklarda antibiyotik tedavisi gereklidir.</p>
<p><strong>Korunma</strong></p>
<p>Amfizemi hazırlayıcı çeşitli etkenler vardır. Yapısal (kalıtsal) yatkınlık da hastalığın ortaya çıkmasında önemli rol oynar. Örneğin, aynı sağlıksız iş koşullarında, tozların ve solunum yollarına zararlı gazların bulunduğu ortamlarda çalışan bronşitli hastaların yalnız bir bölümünde amfizem gelişir. Alınacak ilk önlem bronş iltihabına neden olabilecek soğuk ve nemli ortamlardan kaçınmaktır. Solunum yollarını sürekli yoran cam üflemeciliği, nefesli çalgı çalmak gibi meslekler de amfizem tehlikesi yaratabilir. Solunum sistemini ilgilendiren soğuk algınlığı gibi en sıradan enfeksiyonlar bile önemsenerek zamanında tedavi edilmelidir. Astım hastalarının düzenli tedavi görmeleri gerekir. Astım nöbetlerini başlatan etkenler belirlenmeli, hastalık tedaviyle denetim altında tutulamazsa hastanın yaşadığı çevreyi değiştirmesi önerilmelidir. Deniz düzeyi ve 1500 m üzerindeki dağ iklimleri alerji etkenlerinin azlığı nedeniyle bu hastalara daha uygundur. Çok miktarda toz ve akciğere zararlı gazlar içeren ortamlarda çalışanlar, amfizem belirtileri ortaya çıkar çıkmaz iş değiştirmelidirler.<br />
google_ad_client = &#8220;pub-9429343623762189&#8243;;<br />
/* 336&#215;280, oluşturulma 31.10.2008 */<br />
google_ad_slot = &#8220;6078741993&#8243;;<br />
google_ad_width = 336;<br />
google_ad_height = 280;</p>
<p>window.google_render_ad();</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/46/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/46/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=46&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-amfizemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.oltuluyuz.net/images/news/akciger_amfizem.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">akciğer</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ağız Boşluğu</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/agiz-boslugu/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/agiz-boslugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 18:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Boşluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), çıkış kapısı ise yutağa açılan, tepesinde küçük dil sallanan darlıktır. Ağız boşluğunun yüzeyi sümüksel bir gömlekle kaplanmıştır. Dişlerin görevi yiyecek maddelerini kesmek, parçalamak, ezmek ve öğütmektir. Dişlerin konuşmada da büyük [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=44&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="Apple-style-span" style="word-spacing:0;font-family:Trebuchet MS,Times New Roman,helvetica;font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:24px;line-height:normal;text-transform:none;color:#ff0000;text-indent:0;white-space:normal;letter-spacing:normal;border-collapse:separate;orphans:2;widows:2;"><span class="Apple-style-span" style="word-spacing:0;font-family:'Trebuchet MS';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:13px;line-height:normal;text-transform:none;color:#000000;text-indent:0;white-space:normal;letter-spacing:normal;border-collapse:separate;orphans:2;widows:2;"><span style="font-size:x-small;">Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), çıkış kapısı ise yutağa açılan, tepesinde küçük dil sallanan darlıktır. Ağız boşluğunun yüzeyi sümüksel bir gömlekle kaplanmıştır.</span></span></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="word-spacing:0;font-family:Trebuchet MS,Times New Roman,helvetica;font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:24px;line-height:normal;text-transform:none;color:#ff0000;text-indent:0;white-space:normal;letter-spacing:normal;border-collapse:separate;orphans:2;widows:2;"><span class="Apple-style-span" style="word-spacing:0;font-family:'Trebuchet MS';font-style:normal;font-variant:normal;font-weight:normal;font-size:13px;line-height:normal;text-transform:none;color:#000000;text-indent:0;white-space:normal;letter-spacing:normal;border-collapse:separate;orphans:2;widows:2;"><span style="font-size:x-small;"><span id="more-44"></span></span></span></span><span style="font-size:x-small;">Dişlerin görevi yiyecek maddelerini kesmek, parçalamak, ezmek ve öğütmektir. Dişlerin konuşmada da büyük rolleri vardır. Bir diş kök, kron ve boyuncuk olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Diş kronunun üzeri diş minesi adı verilen çok sert bir maddeyle kaplıdır. Diş boyuncuğu ile kökü de mineye göre daha sarımsı renkli ve kemiğe benzer bir dokuyla kaplıdır. Bu örtü seman tabakası adını alır. Mine ve seman tabakalarının altında dişin esas yapısını oluşturan fildişi tabakası (dentin), dişin kron (taç) bölümünde içinde damar ve sinirlerin bulunduğu ve diş özü adı verilen bir yapının yer aldığı diş boşluğu, diş köklerinin ortasında çok ince bir diş kökü kanalı vardır. Kan damarları ve sinirler, kök uçlarında bulunan diş ucu deliğinden girerek diş boşluğuna ulaşırlar. Dişler köpekdişleri, azıdişleri ve kesiciler olmak üzere üç türdür. Azıdişleri de büyük ve küçük azıdişleri olarak iki tiptir. İnsanın ağzında alt ve üstçenede 16 şar olmak üzere 32 adet diş vardır. Üst ve altçenelerdeki dişler de sağlı sollu 8 er adettir. Çocuk doğduktan 6-7 ay sonra dişleri çıkmaya başlar ve iki yaşına kadar dişlenme tamamlanır. Sütdişi adı verilen bu dişler geçicidir ve 20 tanedir. Çocuklar bu dişleri çoğunlukla yedi yaşına kadar taşırlar ve yedi yaşından itibaren bu dişler dip taraflarında bulunan asıl diş taslaklarının oluşmasıyla itilir ve atılır. Sütdişlerinin dökülmesi genellikle 11 yaşına doğru tamamlanır. Dökülme sırasında dökülen dişlerin yerine hem 20 diş, hem de bunlara ek olarak her çenede 4 er tane fazla diş çıkar. Böylece 11-18 yaşlarındaki bir çocuğun dişlerinin sayısı 28 i bulur. Genel olarak 20 ya da daha sonraki yaşlarda alt ve üstçenenin en sonlarındaki akıldişi adı verilen 4 azıdişi daha çıkar ve böylece insan ağzındaki dişlerinin sayısı 32 yi bulur.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Dil, üzeri epitel dokuyla kaplı, kastan yapılmış ve ağız boşluğunda ön bölümü serbest olan tat alma organıdır. Dilin ucu, kenarları ve arka bölümleri tada karşı en duyarlı olan bölgelerdir. Dilin üst yüzeyi ipliksi memecikler adı verilen birçok kabarcıklarla örtülmüştür. İpliksi memecikler arasında şapkalı mantar görünümünde olan mantarsı tat memecikleri, dilin dip tarafında ise 8-12 daha büyükçe çanaksı tat memecikleri bulunmaktadır. İpliksi memecikler dokunum, mantarsı memecikler tat duyusu görevini yaparlar. Çanaksı tat memecikleri ise, en önemli tat alma yapıları olan çok küçük ve yuvarlak tat keseciklerini taşırlar. Tat keseciklerinin uçlarında tat duyusu hücreleriyle destek hücreleri yer almıştır. Tat hücreleri sinirlerle beyine bağlantılıdır. Tat hücrelerinde olan uyartı sinirlerle beyine ulaşır ve orada tat duyusu halinde algılanır.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Tükürük, yapısındaki pityalin enzimi aracılığıyla nişastayı şeker ve suya yıkarak maltoza (arpa şekeri) dönüştüren bir salgıdır. Tükürük, kulak, çene ve dilaltı tükürük bezleri tarafından salgılanır. Tükürük salgısı bu bezlerin kanalları ile ağız boşluğuna verilir. Tükürük bezlerinin en büyüğü olan parotis (kulak altı tükürük bezi) salgısını, son ikinci azıdişin karşısına açılan küçük bir kanalla ağız boşluğuna verir. Çene ve dilaltı tükürük bezlerinin salgıları ise küçük kanallarla dil altına dökülür. Tükürük salgısı, ağız içi ve yemek borusunun iç yüzeylerini kayganlaştırıp yutmayı kolaylaştırır.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Yutma, yutkunma hareketiyle oluşan bir işlemdir. Yutma sırasında soluk alışverişi durur, genzin yutağa açılan bölümü yumuşak damak tarafından kapanır. Gırtlak yutma sırasında yukarı kalkar ve gırtlak üzerinde bulunan gırtlak kapağı dilin köküne dayanır. Kapağın bu şekilde ileri itilmesi sonucu soluk borusuna giden gırtlak yolu kapanmış olur.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/44/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=44&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/agiz-boslugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adet Öncesi Sinir Bozuklukları</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adet-oncesi-sinir-bozukluklari/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adet-oncesi-sinir-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 18:07:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruhsal Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adet]]></category>
		<category><![CDATA[Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Ruhi durumunuzda değişiklikler, hassas memeler, karında şişkinlik, yemek yemeye aşırı istek, yorgunluk, sinirlilik ve depresyon. Eğer bu problemlerden bir kısmını veya hepsini aylık reglinizden evvel yaşıyorsanız, adet öncesi sendromunuz (PMS) olabilir. Adet gören kadınların tahminen yüzde 70 ile 90 kadarında bir tür PMS bulunmaktadır. Bu problemlerin, 20�li 30�lu yaşlarında olan kadınlarda daha fazla sıkıntı yaratması [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=42&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:x-small;">Ruhi durumunuzda değişiklikler, hassas memeler, karında şişkinlik, yemek yemeye aşırı istek, yorgunluk, sinirlilik ve depresyon. Eğer bu problemlerden bir kısmını veya hepsini aylık reglinizden evvel yaşıyorsanız, adet öncesi sendromunuz (PMS) olabilir.<br />
<span id="more-42"></span><br />
Adet gören kadınların tahminen yüzde 70 ile 90 kadarında bir tür PMS bulunmaktadır. Bu problemlerin, 20�li 30�lu yaşlarında olan kadınlarda daha fazla sıkıntı yaratması olasıdır; tekrarlamaya yatkındır. Ancak fiziki veya duygusal değişiklikler her adet döneminde daha fazla ya da daha az yoğunlukta olabilir.</p>
<p>Gene de, bu problemlerin hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin. Son yıllarda, PMS hakkında çok şey öğrenilmiştir. Tedaviler ve hayat tarzında yapılacak ayarlamalar, bulgu ya da belirtilerinizi azaltma veya idare etmenizde size yardımcı olabilir<br />
</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/42/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/42/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=42&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adet-oncesi-sinir-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Akciğer Hipertansiyonu</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-hipertansiyonu/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-hipertansiyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 18:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp ve Dolaşım Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer Hipertansiyonu Yaklaşık 50 milyon Amerikalıda, kanın, vücuttaki atardamarlardan sağlıklı bir insan için fazla yüksek bir basınçla dolaştığı bir rahatsızlık olan yüksek tansiyon (hipertansiyon) bulunmaktadır. Yüksek tansiyonun çok daha az yaygın olan bir türü sadece akciğerlerdeki atardamarları etkiler. Akciğer hipertansiyonu olarak bilinen bu ciddi hastalık, gitgide daha vahim hale gelir ve nihai anlamda öldürücü olabilir. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=40&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Akciğer Hipertansiyonu" src="http://www.resimcity.com/data/media/172/www.resimcity.com_organ_resimleri_akciger.jpg" alt="" width="148" height="110" /> <span style="font-size:small;"><strong>Akciğer Hipertansiyonu</strong></span><br />
<span style="font-size:x-small;">Yaklaşık 50 milyon Amerikalıda, kanın, vücuttaki atardamarlardan sağlıklı bir insan için fazla yüksek bir basınçla dolaştığı bir rahatsızlık olan yüksek tansiyon (hipertansiyon) bulunmaktadır. Yüksek tansiyonun çok daha az yaygın olan bir türü sadece </span></p>
<p><span id="more-40"></span><span style="font-size:x-small;">akciğerlerdeki atardamarları etkiler. Akciğer hipertansiyonu olarak bilinen bu ciddi hastalık, gitgide daha vahim hale gelir ve nihai anlamda öldürücü olabilir.</p>
<p>Akciğer hipertansiyonu, akciğerleriniz içerisindeki minik atardamarların daralması veya tıkanması ile meydana gelir. Bu durum, akciğerlerinizde kan akışına karşı direncin artmasına yol açar, bu da akciğer atardamarları içerisindeki basıncı yükseltir. Basınç biriktikçe, kalbinizin sağ karıncığının, akciğerleriniz içerisinden kan pompalaması için daha çok çalışması gerekecek,buda en sonunda kalp kasının zayıflamasına, zaman zaman da bütünüyle durmasına neden olur.</p>
<p>Birincil akciğer hipertansiyonu için şu anda hiçbir tedavi yoktur, ancak ilaç tedavileri semptomların azaltılmasına yardımcı olabilir ve bu rahatsızlığı taşıyan kişilerin yaşam kalitesini iyileştirebilir.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/40/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=40&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akciger-hipertansiyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.resimcity.com/data/media/172/www.resimcity.com_organ_resimleri_akciger.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Akciğer Hipertansiyonu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/37/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/37/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:43:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[İdrar Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[akut]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[yetersizliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Böbrekler, kandaki artık maddeleri süzme, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olma ve vücuttaki tuz ve su dengesini düzenleme işlevlerini yerine getiremez duruma gelince böbrek yetersizliği gelişir. Kan böbreklerden geçerken süzülerek içindeki artıklar ayrılır ve vücuttan atılmak üzere mesaneye gönderilir. Böbrek işlevi bozulduğunda, akut (hızlı gelişen) ya da kronik (yavaş gelişen) böbrek yetersizliği oluşabilir. Akut böbrek yetersizliğinde, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=37&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="akut böbrek" src="http://www.turyay.com.tr/HS/IHS0203.JPG" alt="" width="124" height="166" /> Böbrekler, kandaki artık maddeleri süzme, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olma ve vücuttaki tuz ve su dengesini düzenleme işlevlerini yerine getiremez duruma gelince böbrek yetersizliği gelişir. Kan böbreklerden geçerken süzülerek içindeki artıklar ayrılır ve vücuttan atılmak üzere mesaneye gönderilir. Böbrek işlevi bozulduğunda, akut (hızlı gelişen) ya da kronik (yavaş gelişen) böbrek yetersizliği oluşabilir. Akut böbrek yetersizliğinde, olayın ardındaki neden</p>
<p><span id="more-37"></span>saptanır ve başarılı olarak tedavi edilirse, böbrek işlevleri normale dönebilir.<br />
JAMA&#8217;nın bu sayısında akut böbrek yetersizliğinin tedavisiyle ilgili bir makale yer almaktadır.</p>
<p><strong>AKUT BÖBREK YETERSİZLİĞİNİN NEDENLERİ </strong></p>
<p><strong>(1) Böbrek-öncesi </strong><br />
Kan basıncında ani ve şiddetli bir düşme (şok) ya da ağır bir yaralanma ya da hastalık nedeniyle böbreklere gelen kan akışında duraklama</p>
<p><strong>(2) Böbrek-içi </strong><br />
Enflamasyon, toksinler, ilaçlar, enfeksiyon ya da kan akışında azalma nedeniyle doğrudan böbrek hasarı</p>
<p><strong>(3) Böbrek-sonrası </strong><br />
Prostat büyümesi, böbrek taşı, mesane tümörü ya da yaralanma nedeniyle idrar akışının ani olarak durması</p>
<p><strong>AKUT BÖBREK YETERSİZLİĞİNİN BELİRTİLERİ </strong></p>
<p>Akut böbrek yetersizliğinin altta yatan nedenlerine ait belirtiler daha belirgin olabilir; bununla birlikte aşağıda yer alan akut böbrek yetersizliği belirtileri de görülebilir:</p>
<p><span style="font-size:x-small;"></p>
<li> İdrar çıkışının çok azalması ya da durması (bazı vakalarda idrar çıkışı devam edebilir)</li>
<li> Ayaklar, ayak bilekleri ve bacaklarda şişme</li>
<li> Uyuklama</li>
<li> Nefes darlığı
<p>Akut böbrek yetersizliği tanısı genellikle kan testlerinde böbrek işlevlerinin bozulduğu görülerek konulur. Akut böbrek yetersizliğinde nedene yönelik tedavi böbrek işlevinin hızla düzelmesine yol açar. Kan basıncı, vücut sıvısı ve elektrolitlerle (kandaki mineraller) ilgili anormalliklerin de değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Bazı vakalarda, böbrek işlevini idame ettirmek için diyalize (kanın vücut dışında bir makine aracılığıyla süzülmesi) gereksinim olabilir.</li>
<p></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/37/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/37/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=37&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/37/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.turyay.com.tr/HS/IHS0203.JPG" medium="image">
			<media:title type="html">akut böbrek</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Addison Hastalığı</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/addison-hastaligi/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/addison-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:39:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hormon Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Addison]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[İnsan metabolizmasında hayati önem taşıyan böbreküstü bezleri, her iki böbreğimizin üzerinde bulunan, toplam 5-6 gram büyüklüğünde et parçalarıdır. Bu bezler hayatın devamı için önemli işlevlere sahiptirler. Her iki böbrek bezi de bir laboratuvar gibi çalışır. Ürettikleri damlalar ile ifade edilebilen hormon miktarları sayesinde, bütün vücudun aksamadan çalışmasını organize ederler. Cinsel gelişim, şeker metabolizması, hafıza gibi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=35&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Addison " src="http://img263.imageshack.us/img263/2435/3dlungsyb3.jpg" alt="" width="107" height="102" /> <span style="font-size:x-small;">İnsan metabolizmasında hayati önem taşıyan böbreküstü bezleri, her iki böbreğimizin üzerinde bulunan, toplam 5-6 gram büyüklüğünde et parçalarıdır. Bu bezler hayatın devamı için önemli işlevlere sahiptirler. Her iki böbrek bezi de bir laboratuvar gibi çalışır. Ürettikleri damlalar ile ifade</span></p>
<p><span id="more-35"></span>edilebilen hormon miktarları sayesinde, bütün vücudun aksamadan çalışmasını organize ederler. Cinsel gelişim, şeker metabolizması, hafıza gibi oldukça geniş bir yelpazede görevli olan bu bezler heyecanlı, tehlikede yada korku dolu olduğumuz anlarda bile vücudumuzu bulunduğumuz ortama hazırlarlar. Arıza yapan bir uçakta, belki bir çatışmanın ortasında vücudumuzda hayati önem taşıyan beyin, kalp ve akciğer gibi organlarımızı korumak için bu bezler o bölgelere giden kan miktarını artırıp, en sık yaralanabileceğimiz kol ve bacaklara giden kan miktarını azaltmakla bile ilgilenirler.</p>
<p>Böbreğimiz, üç çeşit hormonun üretildiği Böbrek üstü bezinin dış kısmı yani Adrenal Kortex, iki ayrı hormonun üretildiği böbreğin iç kısmı yani Adrenal Medula&#8217;dan oluşur. Androjen-Östrojenler ( cinsel gelişim için) , Glukokortikoid Hormon (Şeker metabolizması için) ve Mineralokortikoid Hormon ( vücudun sodyum-potasyum dengesinin sağlanması için) gibi vücudun olmazsa olmaz hormonları bu bezlerde, böbreğin kortex kısmında üretilir.</p>
<p>Bu önemli hormonların vücutta miktarının normalden az olması, diğer bir anlamda böbrek üstü bezlerinin yetersiz çalışması önemli sağlık sorunlarına yolaçar. Addison Hastalığı da bunlardan biridir. Addison Hastalığı oldukça sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve kişinin hayatını olumsuz etkiler. Hormonlar, insan metabolizmasının binlerce farklı anlamda dengesinin sağlanmasında en önemli unsurlardır.</p>
<p>Addison Hastalığı, vücudun işlevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu hormonları yeterli oranda bulamaması sonucunda görülen bir hastalıktır. Addison Hastalığında böbreküstü bezleri yetersiz çalışır. Bütün vücutta görevi olan bu bezlerden üretilen hormonların yetersiz kalması, her hormonun ayrı ayrı işlevlerinden kaynaklanan problemleri beraberinde getirir. Hasta halsiz, bilinci bulanık ve solgun bir cilde sahiptir.</p>
<p>Böbrek üstü bezlerinin az çalışması ya da Addison hastalığı, sıklıkla erken menapoza girenlerde, Tip 1 Şeker Hastalığına sahip kişilerde, Grave&#8217;s Hastalığında, Troid hastalıklarında ve Pernisiyöz anemiye sahip kişilerde görülür.</p>
<p>Hastalık Belirtileri<br />
<span style="font-size:x-small;"></p>
<li> Halsizlik</li>
<li> Kas güçsüzlüğü</li>
<li> Mide bulantısı, kusma</li>
<li> İştah Kaybı</li>
<li> Sıklıkla ishal olma</li>
<li> Cilt döküntüleri, ciltte meydana gelen yaralar</li>
<li> Deride renk değişiklikleri</li>
<li> Tansiyon ve nabızda değişimler</li>
<li> Terleme</li>
<li> Baş ağrısı</li>
<li> Hafıza zayıflığı, Hafıza bulanıklığı yada kaybı</li>
<li> Hallüsinasyonlar görme</li>
<li> Dikkat dağınıklığı</li>
<li> Titreme</li>
<li> Vücutta, özellikle göz kapaklarında istemsiz, anormal hareketler
<p>Tıbbi Testler Sonucu Bulunan Bulgular</li>
<li> Tansiyon düşüklüğü</li>
<li> Kanda sodyum değerinin düşmesi, bazı durumlarda potasyum miktarının artışı</li>
<li> Kanda krtizol seviyesinin düşmesi</li>
<li> Adrenalin seviyesinin düşmesi</li>
<li> Çekilen tomografilerde kireçlenme odaklarının bulunması
<p>Böbreküstü bezlerinin yetersiz çalışması, bu bezlerde üretilen hormon seviyelerinin kanda düşük düzeyde çıkmasına neden olacaktır. Yapılan testler, hormon seviyeleri ve etki ettikleri metabolizmal faaliyetler ve bu faaliyetlerin sonucunda alınan verilerde değişikliklere neden olabilir. Çıkan test sonuçları uzman bir hekim tarafından dikkatle incelenerek doğru değerlendirilmelidir.</p>
<p>Addison Hastalığı kişinin yaşam kalitesini oldukça düşüren bir hastalıktır. Ancak gelişen tıp sayesinde hastalığın tedavisi son derece iyi düzenlenebilmektedir. Hastalığın tedavisinde en önemli husus eksik olanın yerine konması metodudur. Yani yetersiz hormon miktarlarının yerine eksik olanın konması hastalığın çekilebilirliğini artırır. Hastalık tablosunda en sık, Adrenalin Krizleri tehlike yaratır. Kriz dönemlerinde alınan ilaçların dozları hekim kontrolünde arttırılabilir. İhtiyaç duyulan hormonların yerine konmasının yanısıra, hastalığın karekteristik etkisi düşük tansiyon ile de savaşmak gereklidir. Düşük tansiyon tedavisi, eksik hormon tamamlama tedavisine ek olarak hastaya uygulanır. Hastalığın seyrini psikolojik etkenler tetikleyebilir. Addison Hastalarına acil durumlarda hidrokortizon takviyesi yapılışı öğretilmiştir. Addison hastaları genellikle yanlarında acil durum kartları taşırlar. Acil durumlarda kendilerine doğru tedavinin yapılabilmesi için taşıdıkları bu kartlar, etraflarındaki insanlara yardımcı olur. Hasta kartında kullanılacak ilacın ismi ve dozu belirtilmelidir.<br />
Addison hastaları ilaçlarını düzenli ve önerilen dozda kullanmaya özen göstermelidirler. Şiddetli kusma, vücutta su miktarının artması (ödem) yada aşırı kilo artışları hastalığın sürecini ve tedavisini düzenleyen hekime acilen bildirilmelidir<br />
google_ad_client = &#8220;pub-9429343623762189&#8243;;<br />
/* 336&#215;280, oluşturulma 31.10.2008 */<br />
google_ad_slot = &#8220;6078741993&#8243;;<br />
google_ad_width = 336;<br />
google_ad_height = 280;</p>
<p>window.google_render_ad();</li>
<p></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/35/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=35&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/addison-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img263.imageshack.us/img263/2435/3dlungsyb3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Addison </media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adele Ağrısı</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adele-agrisi/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adele-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:36:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hareket Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[adele]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Alm. Muskelschmerzen (m), Fr. Mal du muscle, Mialgie. İng. Pain in muscle, Myalgie. Mialgie, Kaslarda görülen ağrı. Kaslardaki sinir uçları, kemiklerden fazla, deridekinden azdır. Derideki sinir yoğunluğu, adalelerde mevcut olmadığından, kaslara iğne yapmak veya kesmekle duyulan ağrı az olur. İltihap, ezilme, kan akımında bozulma; etkilendikleri kas bölgesinde, üstündeki deride ve bazan da bütün kol veya [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=33&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="adelet ağrısı" src="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/adalekaskrap.jpg" alt="" width="101" height="104" /> <span style="font-size:x-small;">Alm. Muskelschmerzen (m), Fr. Mal du muscle, Mialgie. İng. Pain in muscle, Myalgie. Mialgie, Kaslarda görülen ağrı. Kaslardaki sinir uçları, kemiklerden fazla, deridekinden azdır. Derideki sinir yoğunluğu, adalelerde mevcut olmadığından, kaslara iğne yapmak veya kesmekle duyulan ağrı az olur. İltihap, ezilme, kan akımında bozulma; </span></p>
<p><span id="more-33"></span><span style="font-size:x-small;">etkilendikleri kas bölgesinde, üstündeki deride ve bazan da bütün kol veya bacakta şiddetli ağrıya sebeb olurlar. Kas yaralandığında veya ağrılı bir hastalığa düçar olduğunda kasılma ve kramp olur. Sinir sistemi hastalığına bağlı kas kramplarında da ağrı olur. Tek bir kas yüzünden bütün bir kol ağrıdığında sebebini bulmak zor olabilir. Fakat bu halde de hasta olan kas hassasdır ve üstüne basınca, koldaki ağrı artar.</p>
<p>Darbe geçirmiş bir kas ağrılıdır, serttir, hassastır. Dinlenince ağrı hafifler; kası kullanınca ağrı artar. Kondisyonsuz biri aşırı iş yapınca hasıl olan kas tahribi en hafifidir. Bu ağrının sebebi bilinmemektedir. Kasda biriken kimyevi maddelerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ağrı, ilk darbeden 4 ila 6 saat sonra başlar ve 48-72 saatte en üst düzeyine ulaşır. Hafif eksersiz, sıcak ve masajla ağrı geçebilir. Ezilen bir kasın içinde kan toplanır ve bir kaç dakika içinde ağrımaya başlar. Günlerce veya haftalarca devam edebilir. Kasda kopma; lif kopması, bütün kasın kopması veya tendon kopması şeklinde olabilir. Kısmi kopma olan noktanın üstüne basınca, belirgin bir hassasiyet olduğu görülür. Kasın zarı bölününce yine hassasiyet olabilir, fakat esas belirtisi zarın bölündüğü yerden kasın dışarıya doğru kabarmasıdır. Bütün kas veya tendonu (kirişi) koptuğunda kas çalışmaz, kopan yerde hassasiyet vardır ve üstte kalan parça kasılır. Polimiyozit hastalığında kas iltihablanır. Ağrı, hassasiyet ve kuvvetsizlik olur. Bu hastalık, genellikle romatizmal hastalıklarda görülür. Özellikle çocuklarda ani bir şekilde başlayabilir. Kas içinde ve üstündeki deride şiddetli iltihap vardır. Ateş, kan sedimentasyonunda artma olur. Ayrıca mide, göğüs ve akciğer kanserlerinde ilk belirti olabilir. Ancak tümörle alakalı ise, yaygın tümörlerde daha çok görülür. Virüs hastalıklarında, “trişinöz” isimli parazit hastalığında da olur. Bu hallerde kısa sürer. Tipik özelliği üstteki kasların alttakilerden daha çok tutulmasıdır.</p>
<p>Yüksek ateşli sistemik hastalıklarda ve griplerde görülen kas ağrılarının sebebi bilinmemektedir. Tıpda “yerel miyozit” veya “fasitis” denilen kulunç, omuz bölgesi kaslarında virüs enfeksiyonlarından sonra yerleşir.</p>
<p>Bilinen en şiddetli ağrılardan biri de çalışan bir kasın kansız kalmasıyla meydana gelir. Daha ziyade damar sertliğinde olur. Bacakta olursa yürüme topallayarak ve çok ağrılı olur. Ayaktaki atardamarlardan nabız alınamaz. Diğer bacağa göre tansiyon farkı vardır.</p>
<p>Kan kanserlerinde de ağrı olur. Bu cins kanserler çok nadir görülür. </span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/33/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=33&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/adele-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/adalekaskrap.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">adelet ağrısı</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Akustik Nöronom</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akustik-noronom/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akustik-noronom/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:31:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Organları Sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[Akustik]]></category>
		<category><![CDATA[Nöronom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[İşitme sinini unu, çok ağın büyüyen selim (kanser olmayan) bir tümör (ur)dür. 8inci kafatası sinini üzerinde ekseriyetle kafatasından çıkıp iç kulağın kemik yapısına girdiği yerde oluşur. Bu tümöre bazen açı tümörü de denir. Çünkü bulunduğu yen beyin parçalarının (cerebellum ve pons) bir açı oluşturdukları yendir. Belirtiler - Hafif baş dönmesi - Kulak çınlaması - işitme [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=31&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:x-small;">İşitme sinini unu, çok ağın büyüyen selim (kanser olmayan) bir tümör (ur)dür. 8inci kafatası sinini üzerinde ekseriyetle kafatasından çıkıp iç kulağın kemik yapısına girdiği yerde oluşur. Bu tümöre bazen açı tümörü de denir. Çünkü bulunduğu yen beyin parçalarının (cerebellum ve pons) bir açı oluşturdukları yendir.</span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span id="more-31"></span>Belirtiler </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">- Hafif baş dönmesi </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">- Kulak çınlaması </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">- işitme kaybı. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Teşhis </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Eğer hafif baş dönmesi, dengesizlik hissederseniz, kulakta çınlama veya kulakta seslen duyarsanız ve gitgide işitme kaybı başlarsa bu durum işitme sinini unu olabilir. Hafif baş dönmesi Menier Sendromundaki gibi tek başına görülen bin belirti değildir. Doktorunuz bin işitme gücünü ölçme testi (Odiometri) ve sinirlenle ilgili inceleme yapacaktır. Sinirlerde zedelenme varsa bunu bulmak için bin baş röntgeni veya CT (bilgisayarlı tomognafi) muayenesi isteyebilir. </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Tedavi </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;">Selim karakterli olduğu halde ve ağır büyümesine rağmen kafatasının içinde hayati önemi olan birçok beyin yapısına bitişik olduğu için bu tümör tehlikeli olabilir. Büyüdükçe bu yapılana basınç yapıp zarar verebilir. Tek tedavi ameliyatla alınmasıdır.</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/31/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/31/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=31&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/akustik-noronom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>6.Hastalık (Roseola Infantum)</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/6hastalik-roseola-infantum/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/6hastalik-roseola-infantum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:29:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[6]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[infantum]]></category>
		<category><![CDATA[rosela]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Herpesvirus tip 6’nın neden olduğu, iyi huylu, yaklaşık 3 gün süren ateşin arkasından ortaya çıkan pembe, makülopapüler döküntü ile karakterize bir çocukluk çağı hastalığıdır. Hastalık solunum yolu sekresyonları ile bulaşır. Dört yaşına kadar çocukların hemen hemen tamamı hastalığı geçirmekte ve ömür boyu bağışıklık kazanmaktadır. En sık ilk yaşın ikinci yarısında ve, İlkbahar ve sonbahar aylarında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=29&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="6.Hastalık" src="http://lh6.google.com/korayberk/R2JBwbsucHI/AAAAAAAABsk/DVnGjp7CpHA/s400/IMG_7469.JPG" alt="" width="137" height="91" /> <span style="font-size:x-small;"><span style="color:#333399;"><span style="color:#000000;font-size:x-small;">Herpesvirus tip 6’nın neden olduğu, iyi huylu, yaklaşık 3 gün süren ateşin arkasından ortaya çıkan pembe, makülopapüler döküntü ile karakterize bir çocukluk çağı hastalığıdır. Hastalık solunum yolu sekresyonları ile bulaşır. Dört yaşına kadar çocukların hemen hemen </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="color:#333399;"><span style="color:#000000;font-size:x-small;"><span id="more-29"></span>tamamı hastalığı geçirmekte ve ömür boyu bağışıklık kazanmaktadır. En sık ilk yaşın ikinci yarısında ve, İlkbahar ve sonbahar aylarında görülür. </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="color:#333399;"><span style="color:#000000;font-size:x-small;"><strong>Klinik :</strong><br />
Yaklaşık 3 günlük ateşli bir dönemden sonra ateşin normale dönmesinden hemen sonra makülopapüler veya eritematöz döküntü ortaya çıkar. Döküntü gövdeden başlar, boyun ve ekstremitelere yayılabilir, 2 gün içerisinde, iz bırakmadan kaybolur. Kaşıntı yoktur, basmakla solar. Vakaların bir kısmında ishal görülebilir. Yüzde 14 vakada huzursuzluk ve irritabilite şeklinde prodromal semptomlar olabilir. Fontanel belirginliği (% 26), Nagayama lekeleri (yumuşak damak ve uvulada eritematöz papüller &#8211; % 65), periorbital ödem (ateşli dönemde, % 30), servikal, postaurikular ve postoksipital lenfadenopati (% 31) bulunabilecek diğer bulgulardır. Nadiren splenomegali, ensefalopati ve konjunktival eritem görülebilir. İnkübasyon süresi ortalama 9 (5-15) gündür.</p>
<p><strong>Komplikasyonlar :</strong><br />
Hastalığın en önemli komplikasyonu ateşli dönemde görülebilen febril konvülsiyondur (% 6-15). Ensefalit, fulminan hepatit, hemofagositik sendrom ve dissemine enfeksiyon herpesvirus tip 6’nın nadiren neden olduğu klinik tablolardır.</p>
<p><strong>Tanı :</strong><br />
Rutin tanı testleri gereksizdir. Kesin tanı gerekirse, virus periferik kandan izole edilebilir veya serolojik olarak herpesvirus tip 6 Ig M pozitifliğine konvelasan serumda akut döneme göre herpesvirus tip 6 Ig G’nin en az 4 kat artışına veya negatifken pozitif oluşuna bakılabilir. Lökosit düzeyine bakılırsa, lökopeni bulunabilir.</p>
<p><strong>Ayırıcı tanı :</strong><br />
Enfeksiyöz mononukleoz, febril konvülsiyon, eritema infeksiyozum, kızamık, menenjit, rubella, ilaç erüpsiyonu.</p>
<p><strong>Tedavi :</strong><br />
Spesifik tedavi yoktur. Ateşli dönemde ateşin antipiretikler ile ve ılık banyolarla düşürülmesi önerilir.</p>
<p><strong>Korunma :</strong><br />
İzolasyon önerilmez. Etkin bir aşı bulunmamaktadır.</span></span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/29/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=29&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/6hastalik-roseola-infantum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://lh6.google.com/korayberk/R2JBwbsucHI/AAAAAAAABsk/DVnGjp7CpHA/s400/IMG_7469.JPG" medium="image">
			<media:title type="html">6.Hastalık</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Acil Doğum Kontrolü</title>
		<link>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/acil-dogum-kontrolu/</link>
		<comments>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/acil-dogum-kontrolu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hap]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikcim.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Her cinsel ilişki planlı olmayabilir. Bu nedenle de kontraseptif önlem alınmamış olabilir. Kondom yırtılması ve tecavüz gibi istenmeyen durumlarda gebelik riski oluşabilir. Acil kontrasepsiyon bu gibi durumlarda olası gebeliği önlemek için kullanılır. Acil (postkoital) kontrasepsiyon korunmasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen olası bir gebeliğin önlenmesidir. Ilk kez 1960&#8242;larda acil kontrasepsiyon amacıyla yüksek doz östrojen [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=27&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Doğum Kontrol" src="http://www.realage.com.tr/tr/images/galeri/wwaysx7exuyyi9qooic2.jpg" alt="" width="100" height="81" /> <span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Her cinsel ilişki planlı olmayabilir. Bu nedenle de kontraseptif önlem alınmamış olabilir. Kondom yırtılması ve tecavüz gibi istenmeyen durumlarda gebelik riski oluşabilir. Acil kontrasepsiyon bu gibi durumlarda olası gebeliği önlemek için </span></span></p>
<p><span id="more-27"></span><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">kullanılır. Acil (postkoital) kontrasepsiyon korunmasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen olası bir gebeliğin önlenmesidir. Ilk kez 1960&#8242;larda acil kontrasepsiyon amacıyla yüksek doz östrojen kullanılmıştır. 1970&#8242;lerde Yuzpe, acil kontrasepsiyonda östrojen ve progesteronu birlikte kullanmıştır. 1976&#8242;da ilk kez postkoital RIA(Rahim İçi Araç) bu amaçla kullanılmıştır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Çiftler korunma konusunda bilinçli ve istekli olsalar bile planlamadıkları bir cinsel ilişki nedeniyle gebelik riski ile karşı karşıya kalabilirler. Yöntem kullanmayı unutma ya da doğru kullanmama yöntem başarısızlığına neden olabilir. Daha da önemlisi cinsel bir saldırı yani tecavüz kadını hiç istemediği bir gebelik riski ile karşı karşıya bırakabilir. Bu yolla oluşabilecek bir gebeliği başlamadan önlemek her kadının tartışılmaz hakkıdır. Acil kontrasepsiyon bir &#8220;ikinci şans&#8221; yöntemidir. </span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu&#8217;nun (IPPF) Kasım-1995&#8242;te kabul ettiği Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi’ne göre (Madde 8); tüm kadınların, üreme sağlığının korunması, güvenli anneliğin sağlanması ve gebeliğin güvenli sonlandırılması için gereken ve tüm kullanıcılar için ulaşılabilir, kabul edilebilir, kullanışlı ve ödeyebilecekleri bir bedel karşılığında bilgi, eğitim ve hizmetlere ulaşma hakkı vardır. Tüm bireyler güvenli, etkili ve kabul edilebilir doğurganlığı düzenleme yöntemlerinden olabildiğince çoğuna ulaşabilme hakkına sahiptir. Tüm bireyler, istenmeyen gebeliklerden korunma yöntemleri içinden kendileri için güvenli ve kabul edilebilir olanı özgürce seçmek ve kullanmak hakkına sahiptir.Tek bir korunmasız ilişkinin siklusun ovulasyon dönemine yakınlığına bağlı olmak üzere %25&#8242;lere varan yüksek gebelik riskine neden olabileceği bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Acil Kontrasepsiyon için Uluslararası Konsorsiyum Komitesi Başkanı Dr. Paul Van Look &#8220;Acil kontrasepsiyon, birçoğu güvenli olmayan düşüklerle sonuçlanan ve kadın sağlığına büyük zarar veren istenmeyen gebeliklerin önlenmesine yardım edebilir&#8221; demektedir. DSÖ&#8217;ye göre her yıl, istenmeyen gebeliklerin neden olduğu en az 20 milyon güvenli olmayan düşük gözlenmekte ve bunların 80.000&#8242;i kadınların ölümü ile sonuçlanmaktadır. Acil kontrasepsiyonun istemli düşükleri de %60 oranında azaltma<br />
potansiyeli vardır. </span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><em><span style="color:#000099;">Acil kontraseptifler gebeliği önleyici yöntemler değillerdir. Gebelik oluştuktan sonra asla etkili değildir, düşük yaptırıcı olarak kullanılmaz.</span></em></strong> </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Acil kontraseptifler gebeliği önleyici yöntemler olarak kabul edilmemelidir. Korunmasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen gebeliklerin, implantasyondan(döllenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesi) önce önlenmesidir. Acil kontrasepsiyon gebelik oluştuktan sonra asla etkili değildir, bu durumlarda kullanılmaz ve bu nedenle de düşük yaptırıcı değildir. Acil kontrasepsiyonun düşük yaptırdığı şeklindeki yanlış bilgi yaygındır. Bu da yöntemin sunumuyla ilgili olumsuzluklara yol açmaktadır. Hemen her ülkede acil kontrasepsiyon kullanımı kısıtlıdır. Hizmet sunucuların bilgi eksiklikleri, aile planlaması polikliniklerinde rutin danışmanlık hizmetlerinde acil kontrasepsiyonun olmaması, bilgi düzeyinin potansiyel kullanıcılar arasında da düşük olması, acil kontrasepsiyonun etkili kullanımında temel engelleri oluşturmaktadır. </span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><em><span style="color:#000099;">Acil kontrasepsiyon korunmasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen olası bir gebeliğin implantasyondan önce önlenmesidir.</span></em></strong> </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Risk grubunu oluşturan ergenler ve gençler, acil kontrasepsiyon için nereye başvuracaklarını bilmemekte ve bilse bile bu amaçla hekime başvurmakta zorlanmaktadır. Gebeliğini sona erdirmek isteyen genç kızların bir bölümünün acil kontrasepsiyonu bildikleri ve gebelik risklerinin ayırdında oldukları halde işi şansa bıraktıkları saptanmıştır. Oysa özellikle risk altında olan ergenler, herhangi bir kontraseptif yöntem kullanmayanlar, bariyer yöntem kullananlar bu yöntemden haberdar edilmelidir. Özellikle istenmeyen gebelik riski olan ergenlere yönelik iyi planlanmış, geniş çaplı bilgilendirme sağlayacak eğitim ve iletişim kampanyalarının etkisi yadsınamaz. </span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong>Acil Kontrasepsiyon</strong> </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#990000;">I. Kullanıldığı Durumlar</span></strong> </span></span> </span></p>
<blockquote><p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">a. Korunmasız cinsel ilişki.<br />
b. Kontraseptif kullanımında oluşan kullanım hataları ya da kazalar. </span> </span></p>
<blockquote><p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">- Kondom yırtılmasında, kadın kondomunun hatalı kullanımında,<br />
- Diyafram ya da servikal başlık yanlış yerleştirildiğinde,<br />
- Kombine haplar ve yalnızca progestin içeren haplar unutulduğunda,<br />
- Üç aylık / aylık enjeksiyon için geç kalındığında,<br />
- RIA&#8217;nın kısmen ya da tamamen düşmesi halinde,</span></span></p></blockquote>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">c. Yakın bir zamanda olası teratojenlere(hamilelik esnasında alındığında bebek üzerinde zararlı etkileri olan maddeler canlı aşı yada sitotoksik ilaç gibi) maruz kalındığında.<br />
d. Tecavüz: Çok önemli bir kullanım alanıdır. Acil yöntemlerin kabul görmediği zamanlarda ve ülkelerde<br />
bile tecavüz durumlarında kullanılmaktadır.</span></span></p></blockquote>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#990000;">II. Acil Kontrasepsiyon Yöntemleri</span></strong> </span></span> </span></p>
<blockquote><p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">a. Hormonal acil kontrasepsiyon </span> </span></p>
<blockquote><p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">- Yüksek doz östrojen kullanımı<br />
- Östrojen+progesteron kullanımı<br />
- Yalnızca progesteron kullanımı</span></span></p></blockquote>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">b. Postkoital RIA uygulaması<br />
c. Mifepriston (RU 486) (ülkemizde yoktur).</span></span></p></blockquote>
<p><span style="font-size:x-small;"><br />
<span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><em><span style="color:#000099;">Acil kontrasepsiyon yöntemleri şunlardır</span></em></strong> </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Ertesi Gün Hapı</span></strong><br />
Kombine oral kontraseptiflerin (KOK) korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılmasıdır.<br />
Etki mekanizması siklusun hangi döneminde kullanıldığına bağlı olarak ovülasyonu ya da fertilizasyonu ya da implantasyonu önlemesidir. Doğru kullanıldıklarında etkinlikleri %98&#8242;dir. Yöntemin başarılı olmadığı durumlarda oluşacak gebelikte konjenital anomali riskinde herhangi bir artış saptanmamıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık ocakları ve AÇSAP merkezlerinde ücretsiz verilen preparatlar 30 mg östrojen içermektedir. Ertesi gün hapı kullananların yaklaşık yarısında bulantı olduğu bildirilmektedir. Hap kullandıktan sonra bir saat içinde kusma görülürse dozun tekrarlanması önerilmektedir. Diğer yan etkileri düzensiz kanama, lekelenme ve göğüslerde duyarlılıktır. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Yüksek Doz Östrojen</span></strong><br />
Ertesi gün hapı gibi korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılmaya başlanır. Yüksek doz östrojen kullanılmasında etkinlik %99&#8242;dur. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Yalnızca Progestin Içeren Haplar</span></strong><br />
Adetleri aksatması nedeniyle postkoital(ilişki sonrası) kullanımı kolay değildir. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Mifepriston</span></strong><br />
Bir progesteron antagonisti olan mifepriston (RU 486) da acil kontrasepsiyonda kullanılmaktadır. Daha az yan etkisinin olması ve diğer hormonal yöntemlere kıyasla daha az küretaj gerektirmesi üstünlükleridir. Mifepriston henüz ülkemizde yoktur. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Gemeprost</span></strong><br />
Bir prostogalandin analogu olan gemeprost, mifepriston ile birlikte vajinal olarak uygulandığında 56 gün ve daha küçük gebeliklerde tıbbi düşüklere yol açmaktadır. Birlikte kullanıldığında %95&#8242;e yakın başarı sağlanmaktadır. Henüz ülkemizde bulunmamaktadır. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Rahim Içi Araçlar</span></strong><br />
Diğer bir yöntem ise cinsel ilişkiyi izleyen ilk 5-7 gün içerisinde bakırlı RIA uygulamasıdır. En etkili acil kontraseptif yöntemlerdendir. Başarısızlık oranı %0.01 olarak bildirilmektedir. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;"><span style="font-size:x-small;"><strong><span style="color:#cc6600;">Acil kontrasepsiyonda yönteme özel danışmanlık</span></strong><br />
Acil kontrasepsiyon danışmanlığı, tüm aile planlaması hatta üreme sağlığı danışmanlık programlarına katılmalıdır. </span></span> </span></p>
<p><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Arial;font-size:x-small;">Herhangi bir yöntemi etkili bir biçimde kullanamayanlar, genç kadınlar, bariyer yöntem kullananlar ve kimi kez de etkili bir yöntem kullanırken hata yapanlar acil kontrasepsiyona gereksinim duyabilir. Acil kontrasepsiyon bir acil durum yöntemidir, kesinlikle bir aile planlaması yöntemi değildir. Acil kontrasepsiyonun korunmasız ilişkiden sonraki 72 saat içinde kullanılması gereklidir. Acil kontrasepsiyon, bu süre geçtikten sonra kullanılmaz. Gebelik oluştuktan sonra etki yapması söz konusu değildir. Düşük yaptırmaz. Bu durum zor ve sıkıntılı bir süreçtir. Tecavüz durumlarında durum daha da karmaşıktır. Kadının duyguları zedelenmiş, hastalık kapmaktan ve gebelikten korkmaktadır. Tecavüze uğramış kadın daha özel bir ilgiye gereksinimi vardır. Acil kontrasepsiyonun gebeliği önleyebileceği ancak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (CYBE) karşı koruyucu olmadığı bilinmelidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Kullanılmakta olan bir yöntemin başarısızlığı (örn: kondom yırtılması) nedeniyle acil kontrasepsiyon gerekmişse, başarısızlığın nedenleri tartışılmalı ve alınabilecek önlemler konusunda uzmanlara başvurulmalıdır. Kadına acil kontrasepsiyon kullanımından sonra ki adetinin her zamankinden farklı olması durumunda; Özellikle: 1- Çok az kanaması varsa (gebelik olabilir),<br />
2- Dört hafta içinde adet olmamışsa (gebelik olabilir),<br />
3- Alışılmışın dışında ağrılı olursa (ektopik gebelik olabilir, ancak acil kontrasepsiyon ektopik gebeliğe yol açmaz) bir sağlık merkezine başvurulmasını öneririz. </span> </span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikcim.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikcim.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikcim.wordpress.com&amp;blog=6479765&amp;post=27&amp;subd=saglikcim&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikcim.wordpress.com/2009/02/06/acil-dogum-kontrolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/ccf444dc30b3ecfad234d590a0c07c82?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikcim</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.realage.com.tr/tr/images/galeri/wwaysx7exuyyi9qooic2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Doğum Kontrol</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
